ÖZGÜRLÜĞÜ HİSSETMEK (GÖKTEPE’DE KAR YÜRÜYÜŞÜ)

Yazı:                AYNUR BURAN (24 Ocak 2012)
Fotoğraflar:        Metin  BUL

Bugün çok güzel bir kış sabahı, onun yanında Pazar günü olması da ayrı bir güzellik tabii. Bodrum Doğa Sporları Kulübü (BODOSK) üyeleri olarak her Pazar olduğu gibi yine ruhlarımızı okşayan doğayla iç içe olmaya hazırlanıyoruz. Sırt çantalarımızı alıp sabahın ilk saatlerinde Kavaklıdere İlçesindeki Göktepe Ormanlarına doğru yola koyuluyoruz.
Biz BODOSK üyeleri bugün de içindeydik yaşamın, doğanın. Şehrin bizleri içine düşürdüğü esaretten kurtulmanın keyfi ve mutluluğu içinde hepimiz çocuklar gibi seviniyoruz.


Göktepe Ormanlarında sıra sıra inci gibi tatlı bir eğilimle yükselmeye başlıyoruz. Güneş ışıkları tüm cömertliğiyle içimizi ısıtıyor. Biraz sonra tüm ihtişamıyla büyüleyici bir manzara karşılıyor bizleri. Beyaz hiç bu kadar güzel yakışmamıştı Göktepe ormanlarına. Çam ağaçları hiç bu kadar güzel salınmamıştı. Yavaş yavaş yükseliyor ve kendimizi bembeyaz bir bulutun içinde hissediyoruz Gelinlik giymenin ancak bu kadar güzel olabileceğini anlatıyor bizlere Göktepe Ormanları.

 

   


 Ciğerlerimizi açan tertemiz havayı içimize çekerken soluğumuz büyülü beyaz sessizliği bozuyor. Mevsimin sunduğu beyaz suskunluğa bürünmüşken ortalık, bu muhteşem sessizliği bozmamak için insan nefes bile almak istemiyor. Bütün diller anlamını yitirmiş gibi sadece yürüyor ve susuyoruz. Bu beyaz suskunluğun içinde kendimize ruhumuza, benliğimize yaklaşıyoruz yine usulca tırmanırken zirveye. Adeta ruhlarımız temizleniyor ve sessizliğin verdiği huzur, can yoldaşımız oluyor.

 

 


Göktepe Ormanlarında küçük bir mola veriyoruz. Yol üstü dost sohbetleri, bir lokma ekmeği dostlarla paylaşmanın tarif edilmez mutluluğu, müthiş bir ekip ruhu, büyük bir dayanışma. İçimizden bir kişi için herkesin uğraşabileceği bir duygu yumağı.


 


Her yürüyüşümüzde olduğu gibi geri dönmenin verdiği hüzün içimizi kaplıyor. Ne unutturabilirdi ki artık bugünü. Yaşadığımız her şey resim kağıtlarının üzerindeki kalem darbeleri gibiydi. Bir kere tatmıştık, alışmıştık dağlara, ormanlara, ve muhteşem doğanın verdiği huzura. Yaşadığımız her şey çok büyüktü ve şimdi ise sadece bizlerin dünyası onlar.



Gülümsemenin, özgürlüğün, iç huzurun ne olduğunu bizlere her defasında yeniden hissettiren ve hatırlatan Göktepe Ormanlarından biraz da akşam üstünün verdiği hüzünle ayrılıyoruz ve tabii ki BODOSK’un, her yürüyüş günlerinin yaldızla işlendiği tarih geçidine birini daha eklemiş olmanın mutluluğu içinde Göktepe Ormanlarına veda ederken, kar beyazı düşlerimizi beyaz ormanda bırakıyoruz.

Yolunuz düşmese bile yolunuzu oradan geçirin dostlar ! Çünkü dağlar, ormanlar, özgürlüktür.